KİLİSE İÇİN BEGUİNELER SAPKIN MI? MİSTİK Mİ?
Description
Beguine kadınlarını, manastır kuralına tâbi olmayan laik sınıfa mensup dindar kadınlar olarak tanımlamak mümkündür. Beguinelere ait evler, XII.yy.da Fransa’da ortaya çıkmış; daha sonra Almanya’ya yayılmıştır. Beguine isminin Avrupa’da daha fazla duyulmaya başlaması, XIII. yy.da olmuştur. Özellikle ön plana çıktıkları coğrafi bölgeler, Kuzey Fransa ve Almanya civarları olmuştur. Karakteristik ifadeleri yoksullara, hastalara ve acı çekenlere hizmette bulunmak ve hayır işleri ile meşgul olmaktır. Beguinelerin bu mütevazi ve dindar yaşamları, kendi dönemlerinde bile örnek gösterilen noktalardan biri olmuştur. Beguineler, birincil işlerini manastırın kendi duvarları içinde yapmışlarsa da çoğu zaman Beguineler hastanelerde, cüzzam hastanelerinde, okullarda ya da benzeri yerlerde hizmet etmek, şifa dağıtmak ve hayır işi yapmak için dışarı çıkmışlardır.
Kilise için kadınların dinî hayattaki yeri ancak mistisizm boyutunda saygı gösterilmesi gereken bir şeydi, kilise boyutunda kurumsal bir etkileri olamazdı. Beguinelerin kilise ile ilişkileri incelendiğinde hem bir kadın hareketi hem de kiliseden bağımsız laik bir grup olmaları nedeniyle özellikle kontrol altında tutulduğu söylenilebilir. Beguinelerin kilise tarafından sapkın olarak görülmesinin nedeni, onların “Özgür Ruh Hareketi” gibi heretik akımlarla ilişkili olduğu inancından ileri gelmiştir. Bu süreçte bazı Beguineli kadınların sapkın olarak nitelendirilmesi, kilise ile aradaki savaşın ilk kıvılcımı olmuştur. Bu makalede kilisenin bu muhafazakâr kadınları sapkın olarak ilan etme süreci, bu sürecin neden ve sonuçları ile anlatılmıştır.