Published September 30, 2023 | Version v1

Udda Sürekli Mızrap ve İbrahim Ziya Özbekkan Örneği

Authors/Creators

  • 1. Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü, İstanbul / TÜRKİYE

Description

Sürekli mızrap, udda ardışık olarak gelen eşit süredeki seslerin aynı eşitlikte küçük parçalara bölündüğü, uzun seslerin tremolo vari çalındığı ve melodik hat üzerinde, bölünmüş en küçük parçanın birim alınarak icra edildiği gelenek için önerdiğimiz bir kavramdır. Sadece udda değil Türk müziği mızraplı enstrümanlarının (tanbur, ud, lavta, bozuk vb.) ilk dönem kayıtlarında da sıklıkla görülmektedir. Sürekli mızrap stili ile çalan udîlerin bir diğer özelliği ise mızrabın kolay hareket etmesine imkan veren ses kafesine yakın bir bölgeden çalarak yumuşak bir ton elde etmeleridir. Bugünkü ud icrasında sürekli mızrap tekniği, yaygın olarak kullanılmasa da farklı ekoldeki icralar içinde bezeme için “kafeste çalma” küçük bir uğrak yeri olarak varlık göstermektedir. Bu çalışma sürekli mızrabı, görüldüğü en eski örneklerden bugüne değin teknik olarak açıklamak amacındadır. Bu anlamda kronolojik olarak mızraplı saz üstatlarının  taksim kayıtlarındaki sürekli mızrap içeren motifleri incelemek, ud icracılığını şekillendirmiş önemli isimlerin kullanım sıklıklarını mukayese etmeye imkân verecektir. Udî Nevres Bey, Şerif Muhiddin Targan gibi ustaların taksimlerinden örnekler sürekli mızrap kullanımı bakımından incelenecektir. Zikredilen sanatçıların kendi yorumları, ya da canlı dinleyenlerin aktardığı tekniğe dair ve meşk silsilelerine dair yorumlar ile bu tavrın tarihsel izi sürülecektir. Başka ekole mensup udîlerin veya tanburîlerin icralarında da bu tekniğin varlığına dair ipuçları aranacaktır. Çalışmada, daha önce kişisel yaşamı ve icrası hakkında bir çalışma yapılmamış İbrahim Ziya Özbekkan’ın (1880?-1959?) yaptığı Neva taksim analiz edilecektir. Bestekâr Suphi Ziya Özbekkan’ın kardeşi olan İbrahim Ziya Bey münzevi bir hayat sürmüş olsa gerektir. Zira kendisine dair bilgilerimiz oldukça sınırlıdır. Udî Nevres Bey’in talebesi olmasının yanı sıra Ali Rifat Çağatay’dan da ders aldığı bilinen sanatçının icrası, elimizde hiç kaydı olmayan Ali Rifat Bey’in icrası hakkında da fikir yürütebilmemize olanak vermektedir. Hayatta olan akrabalarına ulaşılamadığı için çalışmada biyografik bilgiler sadece yazılı kaynakların sunduklarıyla sınırlı tutulmuş, yaşadığı dönemi, sosyal çevresi vb. konular araştırmanın sınırlarına dahil edilmemiştir. Bir nostaljik seda gibi arşivlerde kalan, Udî Nevres Bey ve Şerif Muhiddin Targan’ın taksimlerinden aşina olunan bu tavrın temsilcilerinden Özbekkan’ın, berrak icrasıyla geçmişten günümüze bir köprü kurduğu aşikardır. Çalışma her ne kadar bir taksimi ele almakla sınırlandırılmış olsa da Özbekkan hakkında yapılacak büyük çapta araştırmalar için bir prototip olma özelliği taşımaktadır.

Files

04-10-99.2365-2200-2212.pdf

Files (1.2 MB)

Name Size
md5:538830d2a01e15533ce77311a5cb9a52
1.2 MB Preview Download