Tayland'ın başkenti Bangkok, geceleri bir başka güzel.
Bu güzellikleri keşfetmek için tam otelimizden ayrılacakken kulağımıza büleyici bir melodi takılıyor.
Çak ve Ranat adlı geleneksel enstrümanlarla Tayland müziğinin en güzel örneklerini sergileyen bu ikiliği izlemekten kendimizi alamıyoruz.
Doğaçlamaya dayalı olduğu için her seferinde ayrı bir özgünlük sunuyor bu müzik.
Bangkok ve gece kelimeleri 80'li yıllarda meşhur olan bir başka şarkıyı getiriyor aklımıza.
Kral Taksin'in ayak izlerini takip ederek 1767 yılının serin bir şafağında ulaştığı yere geliyoruz.
O zamanlar küçük bir tapınağın olduğu bu yer şimdi Wat Arun denilen bir şehir anlatına dönüşmüş.
Günaydın tapınandan yakşamlar diliyorum.
Arkamda gördüğünüz tapınak buranın en eski tapınaklarından birisi imparator o kadar çok beğeniyor ki tapınağa taşınmak istiyor.
Fakat sonra fikrini değiştirip yanına küçük bir saray yaptırıyor.
Sarayı yaptırdıktan sonra çok uzun oturmuyor. Daha sonra yapılan büyük saraya geçiyor.
Gerçekten muhteşem bir mazlar var. Bu mazara karşı yemek yiyeceğiz.
Akşam yemeğinin ardından internette yaptığımız kısa bir araştırmayla bir sonraki durağımıza karar veriyoruz.
Gece pazarı.
Meşhur Thailand ipeklerinden irili ufaklı hediyelik eşyalara kadar her şeyi bulabilirsiniz bu pazarı.
Bankok gecesinin renklerini keşfedebilmek için bundan daha doğru bir seçim olamaz.
