Aşırı aktif mesanenin idrar kaçırma sebeplerinden biri olduğunu biliyoruz. Nedir bu aşırı aktif mesane kaldım hocam?
Aşırı aktif mesane, sık idrara gitme, geceleri idrara kalkma, sıkışma ve sıkışmayla idrar kaçırma durumlarından oluşan aslında bir belirtiler kompleksi olarak adlandırabiliriz.
Oldukça sık görülen bir durum aslında. Bu konuda yapılmış birçok çalışma var.
Ülkemizde de yapılmış çalışmalar var ama %10 civarında bütün toplumda böyle bir durum olduğunu biliyoruz.
Aşırı aktif mesanede tedavi seçenekleri nelerdir?
Aşırı aktif mesanede tedavi seçeneklerini gruplandırmak lazım. Bir aslında hayat tarzı değişikliği diyebileceğimiz bir takım tavsiyelerimizden olacak.
Yeme içmeyle ilgili bir takım tavsiyeleri içeren bir ilk tedavi, ilk yaklaşım durumumuz söz konusu.
Bununla birlikte genellikle ilaç tedavileri öneriyoruz. Eğer bunun da başarılı olamazsak, o zaman bir sonraki basama geçmek durumumuz söz konusu.
Bunu üçüncü basamak olarak adlandırmak mümkün aslında. Burada botoks yani botulinum neurotoksini enjeksiyonu veya nöromodilasyon teknikleri gündeme geliyor.
Eğer bunlarla da bir sonuç elde edemezsek en son aşamada bir takım celayit tedavi görüntemlerinden bahsetmek mümkün.
Peki, aşırı aktif mesanede botoks uygulaması konusunu biraz açsak?
Tabii.
Nasıl uygulanır? Kolay mıdır? Yan etkileri nelerdir?
Şöyle mesanın içine aslında enjekte edeceğiz botulinum neurotoksini. Bunu nasıl gerçekleştireceğiz?
Endoskopik bir alet yardımı ile yani mesanın içine girerek özel geliştirilmiş iğneler yardımı ile bunu yapmak mümkün.
Aslında aşırı aktif mesane ya da detrisor adelesinden, mesane adelesinde oluşan kasılmaların sebebine göre değişen dozlarda bu ilacı uygulamak mümkün.
Aslında başka yöntemler, başka indikasyonlarla da uygulandığını biliyoruz botoksun.
Buradaki ana prensikte mesane adelesini belli bir süre idrarı depolarken loke etme prensibinden kaynaklanan bir durum.
Tabii endoskopi girince işin içine o zaman bir anestezi gerek sinemi olabilir mi diye bir soru gündeme gelebilir.
Lokal anestezi altında bükülebilir aletlerle de uygulanabilen bir durum bu aslında.
Ama günlük pratikte, çoğunlukla ülkemizde anestezi altında, hafif bir anestezi doğsa anestezi altında uygulanan bir yöntemden bahsediyoruz.
Mesajın değişik yerlerine belli dozlarda inceksiyon yapmak gerekiyor.
Bunların teklikleri zaten belirlenmiş durumda.
Yapıldıktan sonraki süreç nasıldır diye düşünürsek burada etki süresinin belirli bir döneme has olduğunu söylemek mümkün.
Tabi doza da bağımlı olmakla birlikte süre genellikle 6 ile 9 ay arasında sürüyor ki son çalışmalar indikasyona göre değişmekle birlikte 7,5-9 ay arasında değiştiğini gösteriyor.
Dolayısıyla bu yöntem sonunda etkinin giderek azaldığını ve tekrar inceksiyon ihtiyacı ortaya çıktığını aslında aslanı kendisinin de belirlemesi ya da hissetmesi ve hekimine başvurması mümkün.
Tabi komplikasyonları olan bir yöntem ya da istenmeyen etkiler olan bir yöntem olduğunu söylemek lazım.
Bunlardan en birincisi idrar yapma zorluğu oluşması.
Bu etkiler geçici zaten en şeyde söylediğimiz gibi 6 ay bir etki süresi var ama genellikle ilk dönem sonunda çok önemli oranda.
Yani %98 oranda etki süresinin komplikasyon durumunun ortadan kalktığını yani idrar yapma zorluğunun ortadan kalktığını biliyoruz.
Bir ikinci de istenmeyen etki idrar yola infeksiyonlarının sık görünmesi bu hastalarda dolayısıyla biraz da idrar yola infeksiyonlarıyla mücadele etmek gerekebilir.
Botoks uygulamasının sorunlu olacağıyla bizim tabi değiştiği kontredik olduğu uygulanmaması gereken durumlar var mı?
Güzel soru tabi kontredik olduğu durumlar var. Daha doğrusu özellikle şuna dikkat etmek lazım.
Başka nörojik problemler varsa biraz önce söylemeye çalıştım.
Bazı nörojik sebepler dolayısıyla da bu durumu ortaya çıkabilir.
Onu aşıra aktif mesela değil de detisor aşıra aktifte ya da nörojenik kaynaklı detisor aşıra aktifte olarak tanımlıyoruz.
Bu tip durumlarda kümulatif doz çok önemli.
Dolayısıyla eğer hastaya başka yerlere de yapılıyor ise o zaman o kümulatif dozu bilmek lazım o dozun üstüne çıkmamak lazım.
Bir de eğer etkisiz olmuşsa tekrar uygulama için belli bir zamanın geçmesini beklemek durumundayız.
Bunun dışında örnek gebelere uygulama konusunda çok net bir bilgimiz yok.
Dolayısıyla bu tip hastalarda uygulamadan çekiniyoruz.
Dolayısıyla özellikle solunumla ilgili bir takım nörojik problemler durumunda da solunuma etkilebileceği düşünülerek genellikle uygulama bu hastalarda yapılmıyor.
